2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılında da Yine Ders Değil Dert Zili Çalıyor!

2025-2026 Eğitim-Öğretim Yılında da Yine Ders Değil Dert Zili Çalıyor!

Yurdun dört bir tarafı yangın yeri.

Ormanlarımız yakılıyor, tarım alanlarımız tahrip ediliyor. Bu yaz hiç olmadığı kadar yakıcı geçiyor. Halkımıza resmen yangınlardan yangın beğenin deniliyor. Hayat pahalılığı artık yurdum insanının hiç değişmeyen yangını. Bu yetmezmiş gibi umutlarımız, güvenimiz, ciğerlerimiz yakılıyor AKP’giller’in çürütücü düzeninde. Her yerden lağım kokuları yükseliyor, çürümüşlük artık nerede bir zayıflık görürse oradan fışkırıyor adeta. Bu da elbette çilekeş halkımızı boğuyor, hayattan zevk almayı bırakın yaşama içgüdüsünü bile elinden alıyor bir lokma ekmek uğruna mücadele eden insanlarımızın.

Yazın bu son günlerinde çocuklarımız eğer çalışmıyorsa, büyük oranda telefona, tablete, televizyona nazır geçirilmiş, gezmenin, yeni yerler görmenin, lunaparka, sinemaya, denize, pikniğe gitmenin artık çok lüks kaçtığı yaz tatilini geride bırakıyorlar.  Belki birçoğunun içini yine de bir kıpırtıdır alıyor.  Okula, arkadaşlarına, öğretmenlerine kavuşmanın çocuk kalbinde büyüyen heyecanını duyuyorlar.

Bu heyecanı çocukları okula gidecek olan anne babalar da yaşıyor elbette. Onların heyecanı yer yer kara kara düşünmeye varıyor bu pahalılıkta.

Çocuğu ilkokula başlayacak bir aile düşünün. Okul forması, çantadan silgiye, kalemtıraştan beslenme çantasına okul araç gereçleri, servis ücreti, çocuğun beslenme çantasına konacak gıdalar. Hepsi ince ince hesaplanmalı. Sadece okula kayıt yaparken istenen 1 top kâğıt bile ne kadar arttı geçen yıla göre. 2024-2025 Eğitim Öğretim yılıyla 2025-2026 Eğitim Öğretim yılı arasında giderler nasıl artmış fiyatlar nasıl değişmiş bir bakalım:

  2024-2025 2025-2026
Okul çantası 510 TL 730 TL(Geçen yıl alınan çantanın bu yılki fiyatı)
60 yaprak defter 12 TL 26 TL
Kurşun kalem 8 TL 20 TL
Silgi-kalemtıraş 5 TL 12 TL
Okul forması (yedeksiz) 1500-2000TL

(2 Kalite )

2500-3000 TL
Ayakkabı 375 TL 579 TL
1 top kâğıt 135 TL 205 TL
Boya 75 TL 125 TL
Uzun mesafe

Servis ücreti

3000 TL

(3-4 km)

5000 TL
Kısa mesafe servis ücreti

(1-2 km)

1500 TL 2500 TL

( Geçen yılla aynı mesafe )

 

Yukarıda verdiğimiz fiyatlar aynı ürünün bu seneki fiyatlarıdır ve mümkün olduğunca en düşük fiyatlı ürünlerden seçilmiştir. Çünkü halkımızın kendi zevkine hele hele çocuğunun zevkine göre bir şeyler alması artık hayal olmuştur.

Görüldüğü gibi bir çocuğun okula başlarken olmazsa olmaz ihtiyaçları, en ucuzundan, neredeyse iki kat artmış durumda.

Peki ya beslenme çantasını doldurmak kaça patlıyor?

Bir de ona bakalım:

Beslenme çantasının fiyatı geçen yıl 34 TL idi. Bu yıl aynı çanta 119 TL. İçine konacak elmanın kilosu geçen yıl 35-45 TL idi pazarda, bu sene Ağustos ayı fiyatlarıyla  65-70 TL. 7-8 tane orta boy elma 1 kg geliyor yani her güne bir elma ancak düşüyor. Mevsimine göre meyve tüketilse dahi durum içler acısı. Kiraz mevsiminde kirazın kilosu 250 TL idi. Geçen yıl portakal dalında 7 TL’ye zor satılırken pazara gelene kadar 35- 40  TL’ye ulaştı. Bu sene aynı fiyata veya daha ucuz olacağı da yok maalesef.  Muz, çilek gibi çocukların çok sevdiği meyveler artık pazar torbaları içinde yer alamaz oldu.

Meyveden sonra illaki başka türlü bir atıştırmalık gerekiyor beslenme çantalarına. Annelerin evde hazırladıkları poğaçalar, kekler bir nebze daha ucuza gelebilse de bu ürünleri hazırlamanın maliyeti de günden güne artıyor. 1 kg un geçen yıl 20 TL civarındaydı, bu yıl en ucuzu 26 TL. 1 litre ayçiçek yağı geçen yıl 45-50 TL idi bu yıl şimdilik kalitesine göre 70-80 TL. Doğal tereyağını, soğuk sıkım zeytinyağını bulabilene aşk olsun. Listeyi uzatmak elbette mümkün ancak sadece iki kalemde bile geçen yılla aradaki en iyimser fark ortada. Evde yaptığımız sağlıklı diyebileceğimiz bir poğaça 10-15 TL’ye geliyor.

Çocuklarımız sağlıklı beslensin diye kuruyemişler koysak mesela çantalarına, bir avuç fındık yaklaşık olarak 30 gr geliyor, kilosu 600 TL, bir avucu 20 TL. Bir şişe de su koyalım, toplu alınmış olsun tanesi 5 TL. Yani evimizden dolduracak olsak bile bu beslenme çantasını yaklaşık 50 TL masrafımız oluyor.

Kantinlerde ise durum çok daha vahim. Geçen yıl bir adet sözüm ona kaşarlı tost 50- 60 TL, bir kutu meyve suyu 25-30 TL idi kalitesine göre. Yani beslenme koymayalım da kantinden yesin dediği gün en az 100 TL vermek zorundaydı ana babalar çocuklarına. Tabii ki verebiliyor olsalardı. Birçok çocuk okula aç gelip aç gitti. Hatırlayacaksınız, açlıktan okulda bayılan çocuklarımız oldu. Arkadaşlarından bir şeyler belki   buldu belki bulamadı. Tuvalet çeşmelerinden su içmeyin diye uyarmak zorunda kaldı öğretmenler öğrencilerini. Parçalara ayrılmış 3-5 simidi belki on arkadaş bölüştü.

Köylerde kalmış bir avuç köy çocuğu ise çok daha zor durumda. Hiçbir suçları yokken bir zamanlar efendi olan köylüyü, köylülüğü bitirmek adına kapatıldı köy okulları. Gidebilen şehre göçtü, gidemeyen köyde kaldı ve kalanların çocukları “Taşımalı Eğitim” denen bir rezalete maruz kaldı. Evlerinden kilometrelerce uzaklara götürüldüler servislerle ve bir gün bir uyandılar ki o servisler de tasarruf amaçlı kaldırılmış. Kendi imkanlarıyla gidebilenler gidiyor şu anda bu okullara.

Buna yürek nasıl dayansın?

“İtibardan tasarruf olmaz!” diyerek yurdun tüm gelir kaynaklarını hortumlayarak yaşayanların bundan haberi de olmaz, haberleri olsa umurlarında da olmaz elbette. Yoksulluğu övüp, cennet vaadiyle halkımızı kandıranlar süper lüks arabalarının içindeyken, kendi çocukları lüks hayatın dibine vururken, yoksul halk çocuklarının açlıktan guruldayan midelerini, bir şeyler öğrenmek için çırpınan zihinlerini duymazlar tabii ki.

Okul öncesi eğitimde de sorunlar bitmiyor.

Yarım gün için geçen yıl devlete bağlı bir anaokulunun ortalama aidatı 1650 TL iken bu yıl 2250 TL olmuş durumda. Sadece iki yıldan bu yana çocuklarımıza günde bir öğün gıdayı reva görüyor AKP’giller.  Ancak okulöncesi eğitimde yemek, temizlik vb. hizmetler için istihdam edilen yardımcı personel sayısı da o kadar yetersiz ki! Yaklaşık 1000 öğrencinin gittiği bir okulda 1 ya da 2 kadrolu yardımcı personel bulunuyor. Dolayısıyla okul öncesi eğitimin verildiği bağımsız ana okullarında yeterli eleman çalıştırabilmek için veliler, ellerini taşın altına koymak zorunda kalıyorlar.

İlkokul, ortaokul ve lise dengi okullarda ise çocuklarımızın en doğal hakkı olan parasız yemek uygulaması AKP ve MHP oylarıyla reddedildi. Kaçak Saray’da saltanat sürenler, devlet okullarına giden halk çocuklarını bu haktan (!) mahrum ettiler.

Beslenme, ulaşım ve kırtasiye derken ana babaları kara kara düşündürecek bir kalem de okula gidilmediği zaman çocuğa bakacak birilerini tutmak için gerekli olan para. Ninesi, dedesi, akrabası kimi kimsesi olmayan ana babaların küçük çocuklarını etüt merkezi gibi yerlere yollamaları ya da eve bir bakıcının gelmesi gerekiyor. Bunun da aylık gider tablosuna yansıması en az 20000 TL. Elbette mevcut okul sayısının iki katı okul olsa ve okullarımız tüm gün eğitim verse böyle bir zorunluluk da olmayacak. Ancak yoksul halk çocuğunun okuması, eğitilmesi AKP’giller’in özellikle istemediği bir durum.

Tabii bir tarafta da dağ gibi bir sorun olarak duran “Özel Okul” gerçeği var. Tefeci- Bezirgân Sermaye sınıfının iktidardaki siyasi temsilcisi AKP’giller, iktidara geldikleri ilk günden bu yana Milli Eğitimi bütçeye yük ve bu eğitimden geçen okumuş halk çocuklarını da kendi saltanatlarına tehdit olarak görmüştür. Bu nedenle Laik ve Bilimsel eğitim adına ne varsa yerle yeksan etmek için hain planlarını sırasıyla uygulamaya koydular.

4+4+4 kesintili eğitim modeli ile, ÇEDES adı altında her biri birer din derebeyliği olan tarikatlarla yapılan protokoller ile ve en son “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” ile çocuklarımızı zihinlerini kullanamaz, düşünemez, akıl yürütemez, sorgulayamaz müridler haline getirmeyi hedeflediler.

İşte bu nedenle hem devlet okullarına artık güvenemeyen hem de bakıcı, etüt merkezi parası vereceğime biraz daha para veririm çocuğumu istediğim okula yollarım diyen veliler de özel okullara yöneliyorlar. Özel okullara yönelen veliler, günden güne artan bir faturayla karşılaşmaktalar. Birkaç yıl önce 25-30 bin lira olan okullar, geçen sene ağızlarını 100-150 bin TL’den açıp  bu sene için en az 250 bin TL talep etmekteler. Bu tutar yalnızca eğitim ücretidir ve yemek, ulaşım ücretleri de bu rakama eklenecektir. Özel okulların fiyatları kimi büyük şehirlerde 1 milyon TL’ye kadar çıkmıştır.  Elbette bu tutarları ödemek yoklukla terbiye (!) edilmekte olan halkımızın harcı değildir.

Her şeye rağmen halkımız gönderiyor çocuğunu okula. Okuyup iyi bir okul kazanır sonra iyi bir işi olur diye umuyor. “Biz ezildik, çocuğumuz ezilmesin!” diyor, elinden geleni yapıyor. Ancak bu kokuşmuş düzende on yıllardır sınav soruları çalınıyor. Bu pislik, onursuzluk öyle had safhaya ulaşmış durumda ki soru çalma zahmetine bile girmeden parasını bastırıp sahte diploma alarak gemisini yüzdürüyor kaptanlar. Devletin her kademesinde sahte diplomalılar cirit atıyor. Yeri geliyor 4-5 yerden maaş alıyorlar. Bin bir heves, zorluk ve emekle on yıllarca sınavlara hazırlanan halk çocukları, mülakatlarda eleniyor. Hatta bunu kaldıramayıp canına kıyıyor.

Evet! Çürütücüler, yaptığınız her türlü pisliği görüyor ve zihnimize kazıyoruz.

Bu devran döndüğünde her biriniz yediğiniz tüm hakların, çaldığınız tüm umutların, kararttığınız tüm yaşamların hesabını elbet vereceksiniz.

Bunun için kararlıca yürütülen örgütlü mücadeleden başka yol yok!

Ve biz Kurtuluş Partili Kadınlar olarak bu mücadeleyi yürütüyoruz!

Gün Gelecek Devran Dönecek, AKP Halka Hesap Verecek!

27.08.2025

Kurtuluş Partili Kadınlar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.