Bugün 5 Aralık. Ülkemizde Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkının Verildiği Günün 89. Yıldönümü.
Mustafa Kemal ülke topraklarını emperyalist işgalden kurtardıktan sonra ülkenin bir çok sorununun çözümüne yönelik bir çok yasa çıkardı, kurumlar kurdu, düzenlemeler yaptı.
Bu yasal düzenlemeler arasında kadınlar için çok önem arz eden düzenlemeler vardı. İşte kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının verilmesi de bunlardan biri ve en önemlisidir.
Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı sırasında Anadolu kadınının gösterdiği cesaret ve fedakarlığı her fırsatta dile getirmiştir.
Kendisi de bir toplumda kadınların ne derece önemli bir yerinin olduğu bilinci ile Türk kadınını Ortaçağ karanlığından çıkartarak Laik Cumhuriyetin bir parçası haline getirmek için yasal düzenlemeler yapmış, böylece kadınlara verilen hakları yasal güvenceye kavuşturmuştur.
- 3 Nisan 1930 yılında Belediye Kanunu’nun kabul edilmesi ile kadınlara Belediye seçimlerinde oy kullanma ve aday olma hakları verildi.
- 26 Ekim 1933’te ise Köy Kanunu’nda ki düzenleme ile kadınlara muhtar ve heyetlere seçilme hakkı verildi.
- 5 Aralık 1934’te ise kadınlara milletvekilliği seçme ve seçilme hakkı verildi. Böylece Anayasanın 10 ve 11. Maddeleri değiştirilerek her kadın 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı kazanmış oldu.
Bu sayede Türkiye’de kadınlar siyasal haklarına kavuşarak Milletvekili, Belediye Başkanı ve Muhtarlık seçimlerine katılarak siyasette de var olduklarını göstermişlerdir.
1934’te Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildiğinde İsviçre, Fransa, İtalya, Belçika’da ki kadınlar henüz bu hakka sahip değildi. Laik, ileri, demokratik bir toplum için kadınların siyasi alanda önünü açan bu yasalar, toplumsal mücadelede kadınların rolünün ne denli önemli olduğunu bir kez daha hatırlatıyor bizlere.
Bundan 89 yıl önce kadınlara verilen bu haklar bugün ne yazık ki göstermelik bir hakka dönüşmüştür. Tefeci Bezirgan sermayenin temsilcisi Ortaçağcı AKP’giller 21 yıllık iktidarlarında, kadını her alanda yok saymaya, siyasetten, iş yaşamından ve toplumun her alanından soyutlamak ve kadını bir ev kölesi durumuna dönüştürmek için olanca gücüyle çalışmaktadır.
89 yıl önce bir çok Avrupa ülkesinden önce bu ilerici adımları atan TBMM, bugün kadınları yok sayan en gerici meclise dönüşmüş durumdadır. Öyle ki bu mecliste kadın milletvekili adayının resmini buzlayarak tanıtım yapan partiden, şeriatı savunan partiye kadar hepsi mevcut. Ana muhalefetinden iktidarına kadar hepsi Laik Cumhuriyeti yıkmak için ABD Emperyalizmi tarafından piyon olarak kullanılmaktadırlar.
Laik Cumhuriyet düşmanları emsali görülmemiş bir galibiyet içindedirler. Cebren ve hile ile vatanın tüm kurum ve kuruluşlarını zapt etmiş durumdalar. Hatta daha vahimi iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet içindedirler. Millet fakruzaruret içinde harap ve bitap düşmüştür.
Kurtuluş Partili Kadınlar olarak işte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifemiz umutsuzluğa düşmeden, Ustamız Hikmet Kıvılcımlı’nın dediği gibi yarımız olan kadını en ön safta bulmak şiarı ile işçi sınıfımızın öncülüğünde bu halk düşmanı, kadın-çocuk düşmanı, doğa, hayvan düşmanı AKP’giller iktidarını al aşağı etmektir.
Bu nedenle bugün emperyalizme ve Ortaçağcı gericiliğe karşı Laik Cumhuriyete ve bağımsızlığımıza sahip çıkma günüdür.
Kurtuluş Partili Kadınlar olarak Kurtuluş Savaşımızda geldikleri gibi giderler diyen Mustafa Kemal kadar inançlı, zaferin kazanılmasında en önde giden Anadolu Kadını kadar cesaretliyiz. Bu karanlığı yırtıp atmak ve aydınlığa çıkmak için Türkiye Devriminin Önderi Hikmet Kıvılcımlı’nın pratiği ve teorisi bir projektör gibi yolumuzu aydınlatıyor.
Bizlerde bir kez daha ant içiyoruz; Halk İktidarını kuracak, bu asalak, kan emici iktidarlardan, başta kadınlarımız, çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızı kurtaracağız.
Halkız, Haklıyız, Yeneceğiz!
05.12.2023
Kurtuluş Partili Kadınlar