100. Yılında Kadınların Objektifinden ve Kaleminden Laik Cumhuriyet
“100. Yılında Kadınların Objektifinden ve Kaleminden Laik Cumhuriyet” ve “100. Yılında Çocukların Gözünden Laik Cumhuriyet” konulu çağrımıza gönderilen değerli çalışmaları, gönderildiği halleriyle aynen paylaşıyoruz. Katılımcılara teşekkür ederiz.
Kurtuluş kadındadır.
Cumhuriyet ve 100 yıllık bir devrim.
Cumhuriyet bizim kılavuzumuzdur.
Cumhuriyet; işgal altındaki vatanın gericiliğe, köleliğe karşı canı pahasına direnen bir halkın yazdığı bir tarih.
Kurtuluş yolunda meydan okuyan fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür, kazanılan zaferin yazdığı bir tarih.
Yazdılar tarihe yedi düvele karşı, onurlu ve dik duran kahraman kadınlarımızı.
Emperyalistler ve onların yerli uşaklarını geldikleri gibi gönderen gözü kara kahramanlarımızı.
300 kişilik askeri birliğe rehberlik eden, doğudan batıya, kuzeyden güneye, bugüne, yarına ve geleceğe bağımsızlık ruhunu taşıdığını.
Kurtuluş mücadelesinde, işgal altındaki topraklarımızda çetin kış aylarında, bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Kastamonu’ya taşırken donarak şehit düşen, bebeğini yüreğine gömen Şerife Bacımızı.
Vatan topraklarına ak sütünü helal eden yiğit Kuvayi-Milliye kadınlarımızı.
Saçını kazıtan, palaska takan, mavzer kuşanan yolumuza meşale tutan Halime Çavuş’ umuzu.
Teslim olmadan eğilmeden, bükülmeden demir yumruk gibi vuruşan kadınlarımızı.
Seferberlikte, kıtlıkta, yoklukta, açlıkta, zulmün en acısını yaşamış, canını dişine katmış bir halkın kurtuluşunu.
Yıkık, yanık, harabe, baskı ve işgal altında ölüm kalım savaşı veren kahramanları.
Vatan topraklarını, namusu bilmişler Kuvayimilliyeciler.
Doğu cephesinden tüm cephelere, kızıl destan yazan Kara Fatma’larımızı..
İlk kıvılcım ilk kurşunu atan Batı Cephesinden Gördesli Makbule’mizi.
Kınalı kuzu, henüz dokuz yaşında babası ile Kurtuluş Savaşı’na katılmış 12 yaşında minicik beden, düşmanın aklıyla oynayan, mangal gibi yürek Nezahat Onbaşı’mızı.
Unutmadık; unutmuyoruz.
Nene Hatunu, Şerife Bacıyı, Kara Fatma’yı, Halime Çavuşu, Tayyar Rahmiye’yi, Gördesli Makbule’mizi, Çete Emir Ayşe’yi, tarih yazan kadınlarımızı.
Vatan toprağını ete kemiğe büründüren kadınlarımızı.
Cumhuriyet’in tarihsel olgusunu kim değiştirebilir ki kim…
Şair şöyle der:
“Bu vatan toprağın kara bağrında, sıra dağlar gibi duranlarındır. Bir tarih boyunca, onun uğrunda, kendini tarihe verenlerindir.”
Nice koca yürekli, kahraman kadınlarımız; her birinin destansı mücadelesi, mücadelemizde yaşayacaktır.
Bugün bu toplumda, birer birey olarak var isek Kuvayimilliye kadınlarımız ve kahramanları sayesindedir.
Kadının hak ettiği değerleri ve toplumsal özgürlüğü yine Kuvayimilliye kadınları olarak, biz kadınlara vakfetmiştir..
Kurtuluş destanı yazmışlar, yazmışlar da etnik kökeni, rengi, dili, dini, ayrışmadan omuz omuza çarpışmalarını.
Talancılara, yalancılara, bozgunculara, göze göz, dişe diş, ile taçlandırmışlar Cumhuriyeti’mizi.
Ant olsun ki; içten ve dıştan gelecek dahili ve harici bedhahlara kalkan olacağız, olmaya da devam edeceğiz.
Günümüzde adaletsizliğe, hukuksuzluğa karşı laik ve bilimsel öğretiyi savunan Kuvayimilliye ruhunu rehber alan Kurtuluş Partili kadınlarımız olarak, yozlaşmış sisteme karşı direniyor ve savaşıyoruz.
Laik Cumhuriyeti yıkmak isteyen emperyalist ve onun yerli işbirlikçileri: Türkiye Laiktir, Laik kalacak!
Bizim sevdamız, Ya İstiklal Ya Ölüm!
Mustafa Kemal ve kurtuluş mücadelesindeki cesur kadınlarımızı minnetle anıyor Kuvayimilliye ruhu ile selamlıyorum…
Nadire Bildirici (Emekli İşçi)
İZMİR