Medeni Kanunun Kabulünün 98. Yılı Kutlu Olsun!

 

Medeni Kanunun Kabulünün 98. Yılı Kutlu Olsun!

Medeni Kanun, 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edildi ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konuldu. Bu kanun ile;

  • Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.
  • Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi.
  • Evlilikte 18 yaş sınırlaması ve boşanmada eşit haklar getirildi.
  • Erkekler için tek eşle evlilik esası getirildi.
  • Kadınlara, istedikleri mesleği seçme hakkı tanındı.
  • Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi.
  • Türk Medeni Kanunu’nun doğal sonucu olarak, kadınlara siyasal alanda haklar tanındı:
  • 1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı.
  • 1933’de muhtarlık seçimlerine katılma hakkı.
  • 1934’de milletvekili seçme ve seçilme hakkı.
  • Müslüman, gayrimüslim ayrımına son verilerek, ülkedeki tüm yurttaşlar dinlerine ve mezheplerine bakılmaksızın Medeni Kanuna tabi kılındı.

Laik Cumhuriyet’in, özellikle de kadınlarımız için çok önemli haklar getiren bir kazanımıdır Medeni Kanun.

Ancak 22 yıldır din bezirgânı zalim AKP’giller iktidarının hüküm sürdüğü, Ortaçağcı gericiliğin azgınlaştığı günümüz Türkiye’sinde kadınlarımız cehennem hayatı yaşamaktalar.

Birinci Antiemperyalist Kurtuluş Savaşı’mızın zaferi üzerine kurulan Mustafa Kemal’lerin, İnönü’lerin Laik Cumhuriyet’ini yerle yeksan edip, hızla Ortaçağcı Faşist Din Devletini inşa eden bu Muaviye-Yezid, CIA-Pentagon-Washington dincilerinin özlemi; biz Kadınları yok sayan, değersizleştiren, bizleri 1400 yıl öncesinin Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının egemenliğindeki Medine Köleci Toplum Düzeni’nin ideolojisi olan ve kadını bir köle, alınıp-satılır cinsel bir meta olarak gören ŞeriatınOrtaçağcı gericiliğin karanlık dehlizlerine sürüklemektir.

Bu nedenle, kadınlara önemli haklar ve güvenceler getiren, erkeğin çok eşliliğini yasaklayan Medeni Kanuna var güçleriyle saldırıyorlar. Çünkü onlar, erkeğe isterse 4 kadınla evlenme hakkı veren, miras meselesinde kadının erkeğin yarı değerinde olduğu, şahitlikte iki kadının bir erkeğin yerini tuttuğu Şer’i hukukun özlemini taşımaktalar.

Hatırlanacağı gibi, zalim AKP’giller, 6 Şubat Depremi sürecinde Halkımıza yaşattıkları acılar yetmezmiş gibi, Din İşleri Yüksek Kuruluna, “Depremzede çocukların  evlat edinilmesi”ne yönelik olarak, İslam’da evlat edinme müessesesinin bulunmadığı, bu nedenle evlat edinilen çocuğun, evlatlık alan kişinin soyuna kaydedilmesinin caiz olmadığı, evlatlık ile evlat edinen arasında evlenme engelinin de bulunmadığı kan dondurucu fetvasını verdirerek Medeni Kanuna saldırmayı fırsat bildiler.

Okullarımızda, “Türk Sosyal Hayatında Aile” adlı ders programı yoluyla, Şer’i Hukukta aile kurmanın şartlarını ayet ve hadislerle öğretmeyi, kızlarımızı kadını yok sayan, onu toplumdan silen kadın düşmanı ideolojilerini gönüllüce kabullenen köleler haline getirmeyi planlıyorlar.

Kadınları yeniden Ortaçağcı gericiliğin kıskacında kıvranan köleler haline getirmek isteyen günümüz Hilafet özlemcileri , bizleri üretim sürecinden, çalışma hayatından uzaklaştıracak, bir meslek edinmemizi engelleyecek, ekonomik, toplumsal ve sosyal yaşamdan soyutlayacak politikalar üretiyorlar. Tüm bu hain politikalar, din kisvesi altında sunuluyor topluma. Kadının yerinin evi olduğu, en temel görevinin çocuk doğurmak ve bakmak olduğu, çalışan kadının namusundan şüphe edileceği, en makbul kadının evinin mutfağı ile yatak odası arasında erkeğine hizmet eden kadın olduğu gericiliği pompalanıyor topluma.

Ama bu ahval şerait içinde dahi umutsuzluğa ve karamsarlığa asla yer yok!

Bu kadın ve çocuk düşmanı, halk düşmanı, Amerikan uşağı Ortaçağcı gerici AKP’giller’e karşı mücadele eden İkinci Kurtuluş Savaşçısı HKP’li Kadınlar ve Erkekler var.

Bizler, Laik Cumhuriyet’in tüm kazanımlarına sahip çıkmaya tüm kararlılığımızla devam edeceğiz.

17.02.2024

                                                                       Kurtuluş Partili Kadınlar

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.