Selam Olsun ABD Emperyalizminin Haydutluğuna Karşı Direnen Küba Halkına!

Selam Olsun ABD Emperyalizminin Haydutluğuna Karşı Direnen Küba Halkına!

Dünyamız özellikle de ülkemizin de içinde bulunduğu Ortadoğu her zamankinden daha da cehennemcil bir hale gelmiş durumda. “Kaynayan kazan”lar coğrafyasında kan, gözyaşı, acı, yoksulluk hiç bitmiyor. İşte Suriye, işte Filistin, işte Afganistan ve en son İran.

Yetti mi?

Hayır!
İnsan soyunun başdüşmanı ABD Emperyalizminin bekçisi faşist, bunak, sapık, pedofil başkanı Trump kudurmuş bir canavar gibi her yere saldırıyor. Bu saldırganlıklar Latin Amerika ülkelerinden Venezuela ve Küba’da da devam etmektedir.
Tüm dünyanın da şahit olduğu üzere Küba Devrimi, Sosyalist Kamp’ın çökmesinden sonra dimdik ayakta durmaya, Usta’mız Hikmet Kıvılcımlı’nın söylediği gibi Feleğe meydan okumaya devam ediyor.
Sosyalist Kamp’ın çökmesi ile başta ABD Emperyalizmi olmak üzere tüm emperyalist devletler, Küba’da Fidel Castro önderliğindeki Sosyalist İktidarın da hızlı bir şekilde çökmesini bekliyorlardı. Ancak Küba Halkı ve liderliği ABD Emperyalizminin hiçbir ambargosu, yaptırımı, fiili saldırısı, provokasyonu karşısında boyun eğmedi, umutsuzluğa kapılmadı ve yaşamış olduğu tüm zorluklara karşın Sosyalizmin bayrağını elinden düşürmedi.
Hatırlanacağı üzere o Sosyalizm bayrağı, 2020 yılında Koronavirüs pandemisi döneminde dünyada bir çok ülkede Kübalı sağlık ordusunun elinde dalgalandı.
Aslında o bayrak Küba’nın tüm zorlu şartlarına rağmen neler başarabildiğini, daha doğrusu Sosyalizmin neler başarabileceğini bir kez daha dünya halklarına göstermişti.

Ya dünyanın en ileri (!) ülkesi olan ABD Emperyalizmi?
“Kâğıttan kaplan”…
Emperyalist ülkelerde Koronavirüs vaka ve ölüm sayıları her geçen gün artarken, o ülkelerin işçileri ve emekçileri Parababalarının çıkarları uğruna hiçbir yaşam tehlikeleri yokmuşçasına çalıştırılırken ve tüm bunlardan dolayı en büyük yaşam kaybını da o ülkelerin işçileri ve emekçileri yaşarken; Sosyalist Küba dünya halklarına bir kez daha Sosyalizmin kaçınılmazlığını, insanlığın kurtuluşu olduğunu göstermiş oldu.
Dünyada sözde en gelişmiş ülkeler olarak adlandırılan ancak sadece emperyalist sömürü bakımından gelişmiş olan ülkeler Aşı kelimesinin A’sını bile söyleyemiyorken Küba Devleti Aşı konusunda fersah fersah yol almıştı.
Küba’daki Sosyalist İktidar sadece kendi insanlarına değil, tüm dünyadaki insanlara da pandemi sırasında en büyük yardımı yaptı. 4 binden fazla Kübalı doktor, hemşire ve teknisyen tüm dünyada Koronavirüs salgınıyla mücadele etmek için kendi sağlıklarını hiçe sayarak gönüllüce hizmet verdi.
İşte yıllardır onurluca ve cesurca ABD ve AB Emperyalizmine karşı direnen Küba Halkı böyle bir halk.
Şimdi bu kahraman, onurlu halk bugün yine ABD emperyalizminin azgın saldırısı altında.
Şunu da belirtelim ki Küba’ya yönelik ABD ablukası yeni bir durum değil. Trump ile birlikte boyutları genişlemiş ve ablukaya dönüşmüş durumda. Özellikle enerjinin ham maddesi olan petrolün Küba’ya verilmemesi nedeni ile  yaşanan elektrik kesintileri başta sağlık, eğitim ve gıda olmak üzere hayatın tüm alanında ciddi hayati tehlikelere yol açıyor.
*ABD ablukası nedeniyle 11 milyon nüfusa sahip Küba’da sağlık hizmetleri sunulamıyor, ameliyathaneler çalışmıyor, yenidoğan bebekler de dahil on binlerce hasta risk altında bulunuyor.
Hatırlanacağı üzere ABD Emperyalizminin saldırganlığı önce şeker ve petrol kotalarıyla başladı ama şimdi ambargo ve ablukanın kapsamı daha da genişlemiş durumdadır.
Küba’ya petrol ulaşmadığı için ülkede enerji üretiminde sıkıntı yaşanıyor. Dolayısıyla da ülkenin enerji altyapısı yenilenemiyor. Önceden, ülkede senede bir ya da iki senede bir rastlanılan elektrik kesintileri giderek daha sık görülmeye başlandı.
Asıl olumsuzluk ondan sonra başlıyor. Bütün ülkedeki şebeke çöktüğü zaman; hastanelerde, acillerde, yoğun bakımlarda bulunan hastaların hayati tehlikesi ortaya çıkıyor.
Kaldı ki basından öğrendiğimize göre şimdiden 100’den fazla yoğun bakım hastası ve bebek sırf elektrik olmadığı için hayatını kaybetmiştir. Ne yazık ki çok sayıda bebeğin de her an hayatını kaybetme riski taşıdığı haberleri gelmektedir. Yine de yılmıyor Küba Halkı. Güneş panellerine, jeneratörlere dayalı mikrosistemlerle bunları ayakta tutmaya çalışıyorlar.
*Doğal olarak elektrik kesintileri olunca büyük darbeyi özellikle hastanelerdeki sağlık hizmetleri yemektedir. Ameliyathaneler çalıştırılamıyor. Basından öğrendiğimize göre 90 binin üzerinde hasta şu an ameliyat edilemiyor, hastalar beklemek zorunda kalıyor.
*Hastanelerde soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken ilaçların zarar görme riski artmaktadır.
*İlaç ve sağlık ekipmanları temininde de sıkıntılar yaşanmaktadır. Örneğin yenidoğanların küvöze, diyaliz hastalarının diyaliz gibi elektrikli ekipmanlara ve tedavilere ihtiyacı bulunmaktadır.
Ne yazık ki bu durum bu saydığımız grupların hayatlarını ve tedavilerini tehdit etmektedir.

Neden mi?
Çünkü ABD, Küba’ya nasıl petrol gemisi yanaştırmıyorsa ticari gemileri de yanaştırmıyor.
*Böylece ülkeye gıda, teknoloji ve başka ihtiyaç maddelerinin ulaştırılmasında zorluklar yaşanmaktadır.
*Günlük sadece 2-3 saat elektriğin olduğunu düşündüğümüzde ne gibi olumsuzluklar yaşandığını, hayatın nasıl felce uğradığını düşünmek zor olmasa gerek.
Yüksek bir binada çalışamayan asansör, yukarı katlara basılamayan su, temiz su temininde sıkıntı, çalışamayan buzdolabında gıdanın korunamaması, temizlik işleri vs.
* Tarımda ekip biçmede, sulamada, ürünlerin şehre taşınmasında yaşanan sıkıntılar…
*Ulaşımda, işyerlerinde ve eğitim kurumlarında tüm yukarıda saydıklarımıza ek olarak yaşanan olumsuzluklar.
ABD emperyalizmi yarattığı bu alçakça saldırganlığıyla Küba Halkını ve dolayısıyla da Küba’yı Küba yapan sosyalizmin kazanımlarını yok etmek istemektedir.
Ama Küba Halkı ve Küba Önderliği direniyor. Ellerindeki kısıtlı kaynaklarla, planlı uygulamalarla, öncelik planlaması yaparak tüm ablukaya rağmen örgütlü bir ruhla bu süreci yönetmeye çalışıyor.
Kahraman ve onurlu Küba Halkı ABD’nin tüm bu haydutluklarına karşı yalnız değildir!
Küba nasıl pandemi gibi ölümcül bir durumda Dünya halklarının imdadına yetişip, üzerine düşen Devrimci, insani görevini yerine getirdiyse şimdi de Dünya halkları aynı duygularla Küba’nın yanındadır, dayanışmadadır.
Bizler de Fidel’in dediği o “büyük sosyalist aile”nin Türkiye’deki kızkardeşleri, anneleri, eşleri olan Kurtuluş Partili Kadınlar olarak diyoruz ki;
Her Direniş Sosyalizm Yolunda Dünyanın Ezilen Halklarına Bir Umuttur!
Selam Olsun Bu Onurlu İnsanlık Davasını Ayakta Tutan Küba Halkına!
Selam Olsun AB-D Emperyalizmine Meydan Okuyanlara!
Selam Olsun Fidel Yoldaş’a, Che Yoldaş’a!
Yaşasın Küba Devrimi!
Patria O Muerte, Venceremos!
ABD Emperyalizmine Karşı Küba Halkının Yanındayız!
Yaşasın Halkların Kardeşliği!
Katil ABD, Küba’dan Elini Çek!
Yankee Go Home!

28.03.2026
HKP Kadın ve Çocuk Komitesi

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.