Medeni Kanunun Kabulünün 100’üncü Yılı Kutlu Olsun!

Medeni Kanunun Kabulünün 100. Yılı Kutlu Olsun!

Medeni Kanun, 17 Şubat 1926’da İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak TBMM’de kabul edildi ve 4 Ekim 1926 tarihinde yürürlüğe konuldu. Bu kanun ile;

Ailede kadın-erkek eşitliği sağlandı.

Evlilikte resmi nikah zorunluluğu getirildi.

Evlilikte 18 yaş sınırlaması ve boşanmada eşit haklar getirildi.

Erkekler için tek eşle evlilik esası getirildi.

Kadınlara, istedikleri mesleği seçme hakkı tanındı.

Mahkemelerde tanıklık yapma, miras ve boşanma konularında kadın-erkek eşit hale getirildi.

Türk Medeni Kanunu’nun doğal sonucu olarak, kadınlara siyasal alanda haklar tanındı:

1930’da belediye seçimlerine katılma hakkı.

1933’de muhtarlık seçimlerine katılma hakkı.

1934’de milletvekili seçme ve seçilme hakkı.

Müslüman, gayrimüslim ayrımına son verilerek, ülkedeki tüm yurttaşlar dinlerine ve mezheplerine bakılmaksızın Medeni Kanun’a tabi kılındı.
Dolayısıyla Medeni Kanun, Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Laik Cumhuriyet’in, özellikle de biz kadınlar için çok önemli haklar getiren bir kazanımıdır.
Ne yazık ki 100 yıl sonra geldiğimiz nokta çok acıdır. Bir ABD, İngiltere ve İsrail yapımı proje partisi olan Ortaçağcı Gericiliğin temsilcisi AKP’giller eliyle başta biz kadınlar olmak üzere halkımız hızla Ortaçağcı Faşist Din Devletine doğru götürülmektedir. Kadını ve erkeğiyle emperyalizme ve Ortaçağ karanlığına karşı kazandığımız ülkemiz Yeni Sevr demek olan BOP bataklığına sürülmektedir. Ülkenin tüm yeraltı ve yer üstü kaynakları yerli ve yabancı parababalarına peşkeş çekilmektedir.
Bütün bu halk düşmanı, vatan satıcı, kadın, çocuk ve doğa düşmanı AKP’giller’in şeytani planları içinde halkımızın ve özelde ise biz kadınların payına da yoksunluk , işsizlik, pahalılık ve  yoksulluk cehennemi düşmektedir.
100 yıl önce Medeni Kanun ile biz kadınlara sağlanan haklar artık birer birer elimizden kayıp gidiyor.
Kendi haram ve kaçak saraylarındaki Lale Devri devam etsin diye halkımızı Medine devri Arap toplumunun örfü, gelenek, görenek ve din kurallarıyla aldatmaktadırlar. Şunu netçe görmek lazım. Ortaçağcı gerici AKP’giller bu kanlı zehirlerini özellikle biz kadınlar üzerinden toplumumuza enjekte etmektedirler.
Biz kadınları susturmak, eve, yatak odası ile mutfak arasına hapsetmek istemektedirler. Bizlerin eğitim almasını, çalışmasını, ülke yönetiminde söz sahibi olmasını istememektedirler.
Aklın, bilimin, özgür düşüncenin ve biz kadınların özgürlüğünün teminatı olan Laikliğin kalan kırıntılarını dahi ellerimizden almak istemektedirler.
İşte bu yüzden biz HKP’li Kadınlar diyoruz ki:
Bu Ortaçağ kalıntısı, Muaviye-Yezid, CIA-Pentagon-Washington dincileri artık ülkemiz ve biz kadınlar için “Yüzyılın Felaketi’ olmuştur.
Bu felaketten en kısa zamanda kurtulmalıyız.
Umutsuzluk, yılgınlık yok!
Vazgeçmek yok.

Çok derdin tek ilacı var: Biz Kadınları yok sayan, değersizleştiren, bizleri 1400 yıl öncesinin Tefeci-Bezirgân Sermaye Sınıfının egemenliğindeki Medine Köleci Toplum Düzeni’nin ideolojisi olan ve kadını bir köle, alınıp-satılır cinsel bir meta olarak gören Şeriata, Ortaçağcı Gericiliğe, Faşizme ve ABD-AB emperyalizmine karşı kadını erkeği ile el ele omuz omuza HKP saflarında örgütlenmektir.

HKP Kadın Çocuk Komitesi

17 Şubat 2026

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.